Mehmet Ali Birand
 
Ya program ya da koalisyon çökecek
 
 
Her iki olasılıkta da bizi hiper enflasyon bekliyor. Ben genelde iyimser düşünmek isterim. Ancak gözle görünen köy kılavuz gerektirmiyor. Koalisyon ortaklarının, özellikle de MHPnin ekonomik programa nasıl baktığı çok net şekilde anlaşıldı.İsmail Köse, CNN TÜRK teki MANŞET programında açıkça konuştu. MHP'nin, koalisyon protokolüyle aldığı Ulaştırma Bakanlığının altını oydurmayacağını, gereken fedakarlıkların yapıldığını, daha ileri gidilemeyeceğini söyledi. MHP, IMF'nin, piyasaların ve ANAP'ın ortak bir tutumla ve özellikle partinin üstüne yürüdüklerine inanıyor. Kendilerini, Uluslararası Para Fonu'nun baskılarına, Kemal Dervişin manevralarına göğüs geren, Türkiyenin çıkarlarını savunan bir cephe olarak görüyor. Para fonunun beklentilerini kabul etmiyorlar.  Dervişin IMFyi kullanarak MHP üstünde baskı kurduğuna inanıyorlar.Para fonu ise çok açık:"Biz, bütün dünyaya açtığımız kredilerin yüzde 25ini Türkiyeye verdik. Bu büyük bir paradır. Üstelik Türkiye, bize yazılı olarak neler yapılacağının da sözünü verdi. Bu durumda, paramızın nereye harcanacağını bilmek ve nasıl harcanacağı konusunda da koşul koymak hakkımızdır" diyor. azı tereddütlerim vardı, ancak artık eminim: Koalisyon ortakları bu programı yürütemeyecek. Ya program çökecek ya da koalisyon dağılacak. Bu kavgada Türkiye kaybetti Piyasalar (hem içerde, hem de dışardakiler) gereken mesajları aldılar.MHP, çarpışarak çekilme kararında. Bundan sonra da, program gerekçe gösterilerek MHPnin çıkarlarına ters düşecek bir durumla karşı karşıya kalınırsa, gidecek olan kişi Derviş olacak.Yani, programın inandırıcılığı bitecek.MHP çevrelerinde gerginlik giderek genişliyor.Ekonomik kriz ne olursa olsun, hangi tehlikelerle karşılaşılacağı söylenirse söylensin, MHP "yeter" diyor. Üstelik MHPliler Türkiyenin bu kadar dev bir kriz içinde bulunduğuna inanmıyor. Daha da önemlisi, krizden IMF reçeteleriyle kurtulunabilineceği konusunda da kuşkulular. Kısacası, IMF programını esnekleştirerek uygulamak istiyorlar.DSPnin tutumu da MHPden (pek açık etmiyorlar ancak...) pek farklı değil. Hafif bir şaşkınlıkla gelişmeleri izliyorlar.ANAPtan ise ses çıkmıyor. Sipere girmiş seyrediyorlar.Kendimizi aldatmayalım.Bu durumda, Türkiyeye kimse yatırım yapmaz. Zira koalisyonun bu programı içtenlikle değil, kerhen uyguladığı artık açıkça anlaşılmıştır. Er veya geç bu oyun bitecektir. Tek bilinmeyen çöküşün günüdür.Allah bize kolaylık versin. Kim ne derse desin... Sonunda kim galip çıkmış olursa olsun, Türkiye kaybetti. Enez, "askeri yasaktan" çıkarılamaz mı? Enezliler, İpsala Gümrük Kapısından geçen yabancı otobüslerin beldelerine 10 km kala polislerce durdurulmasını artık istemiyorlar. Market sahibi Kamile Güven "Turiste yasak, dolara yasaktır" sözleriyle rahatsızlığını dile getiriyor. Taksi şoförü Osman Bulut ise "Abi bi turist gelse, biz de dolar alsak fena mı olur?" diyerek destek arıyor. "Bıraksalar Antalya gibi oluruz" iddiasında olan esnafa Enez Belediye Başkanı arka çıkıyor. Başkan Abdullah Bostancı "Enez turizm bölgesidir, nolur turistlerin girişini artık yasaklamayın" diyerek yetkililere isyan ediyor.Yasağın kaldırılmasını çoğunluğunu Yunanlıların oluşturduğu turistler de çok istiyor. Yunanlı turistler, polislere Yunan ve Türk Dışişleri Bakanları Papandreu ile Cemin artık tavla oynadığını söylüyor ve yasağın konulduğu tarihten bu yana iki ülke arasında ilişkilerin olumlu yönde değiştiğini hatırlatıyor. Çünkü artık Eneze Genelkurmaydan özel izin almadan serbestçe girmek istiyorlar.Bu isteğin altında da Enezdeki şarap mahzenlerinin, Roma villalarının ve bazilikanın çekiciliği yatıyor. Eserlerin korunmasına önem gösteren Candan Erçetin ve Haluk Levent gibi sanatçılar da yörede verdikleri konserlerle yasağın kalkması yönünde esnafa destek oluyorlar. Türkiye krizden çıkmak için turizm sektörüne bel bağlıyor, Kuşadasına 170.000 turist aynı anda denizden çıkartma yapıyor. Böyle bir sezonda Enezliler de artık pastadan hak ettikleri dilimi almak istiyorlar. Türkiyenin umudu turistler Eneze giremiyor. Trakyanın Yunanistan sınırındaki bu şirin beldeye turist girmesi yasak. Yasak, 1927 yılında Enezin "Askeri Bölge" ilan edilmesiyle gelmiş. Beraberinde yöre halkına dövizden uzak bir yaşam getirmiş. Büyümeyen çocuk Yalvaç Ural, çocuk şiir festivaline davet edilen ilk Türk şairiydi. Memur bir ailenin çocuğu olarak oradan oraya dolaşarak büyüyen Ural, gazete ve dergilerde çocuklara yönelik pek çok eser yayınladı. 23 yıllık meslek hayatında tam 37 çocuk dergisi çıkardı, 65 kitap yazdı ve 5 dizi program hazırladı. Kitapları yabancı dilde yayınlandı. En çok bilinen çizgi filmi de TRTde yayınlanan "Az Gittik, Uz Gittik"di.Ural, çalışmalarını festival için hazırladığı rengarenk bir kitapçıkta tanıttı. Festivale katılanlar ilk kez tanıdıkları Urala büyük ilgi gösterdi. Rotterdamın çocukları mutluydu. Ya Türkiye? Türkiyede dövülen, üzerinde sigara söndürülen, zorla çalıştırılan onlarca çocuk şiirci amcayı tanıyor muydu? Bir kere olsun bile hiç kendileri için yazılan şiirleri okuyabilmişler miydi? Hollanda geçen hafta iki festivale birden ev sahipliği yaptı. 32. Uluslararası Şiir ve 5. Uluslararası Çocuk Şiir Festivalleri Rotterdam kentini şiirle doldurdu. Metrolarda, bilboardlarda ve ışıklı panolarda altı gün boyunca sadece çocuklara ve yetişkinlere hitap eden şiirler sergilendi. Şiir okuru matinelerde şairlerle tanıştı. Şairler arasında bir de Türk vardı. Yalvaç Ural. Aklın yolu bir... toplum örgütleri (NGO) kendilerini göstermeli.Bu arada devlette hoşlanmadığı NGOları her gördüğü yerde dövmekten vazgeçmeli, hangi NGO resmi politikanın aksine tutum alsa, devletin sert tepkisiyle karşılaşır. Hangisi resmi ideoloji benimsese, eller üstünde taşınır. Bu politika da, NGOların etkinliğini azaltır. Devlet, NGOların tümüne aynı mesafede durabildiği sürece, boğazlardaki mücadele daha inandırıcı olur. Aksi halde, komik duruma düşeriz.

Bu yazılara cnnturk.com'dan da erişebilirsiniz.
 
 
BU KATEGORİDEKİ EN ÇOK OKUNAN 25 YAZI
- BAŞKA BİR DÜNYAYA GİTTİM VE BAKIN NELER GÖRDÜM…
- Levent telgrafçıları başta, hepinize teşekkür ederim
- Dürrüşehvar Sultan’da öldü...
- 12 EYLÜL BELGESELİ BENDEN İZİNSİZ SATILIYOR
- TARKAN’A ÇÖZÜM BULSAK KÖTÜ MÜ OLURDU?
- POWER FM’İN GÜCÜ…
- Kuşadası toparlanıyor...
- BURSA CEZAEVİNDEN MESAJ VAR…
- Ülkenin gündemini en çok iki lider yönlendiriyor. Büyük oranda Başbakan Erdoğan...
- Bodrum belediyeleri: Altın yumurtlayan kazları kaçırmak üzeresiniz
- Lig şimdi yeniden başlıyor...
- Teşekkürler...
- EMİNİM, MÜFTÜ ŞAKA YAPMIŞTIR
- Artık kime inanacağımızı şaşırdık
- Beş gün başka bir dünya'da yaşadım…
- "... Sesimi duyan var mı?"
- Türk kaptanı, Kenyalı rehber kadar olamıyor…
- Kırmızı ışıkta durmayan
- Bilmem farkında mısınız...
- Bu kupa kime ne kadar kazandırdı…
- ALATON’UN KATKILARI
- GS ligden, kendi kararıyla çekilmeli
- Türkiye, Süper Lig mücadelesinde
- Dayatma olmadan hareket edemiyoruz
- "Tedirginim, zira size güvenmiyorum..."